23 Eylül 2019 Pazartesi

ÜLKELERİN GELİŞMİŞLİK SEVİYESİ

CELİL BOZ

CELİL BOZ

E-Posta : celilboz@yahoo.com

 Devletler vardır vatandaş için, devletler vardır kendisi için. Bir devleti oluşturan vatandaşlar insan haklarından ne kadar üst düzeylerde yararlanabiliyorlarsa o devlet vatandaşlar için vardır. Eğer devlet kendi varlığını sürdürebilmek için devlet kurumlarını kullanıyorsa o zaman da devlet kendisi için vardır. Kendisi için var olan devletler günümüzde oldukça çok. Vatandaş için var olan devletlerin de sayıları epeyce fazla.

Burada iki örnekle bir konuyu açıklamak istiyorum. Almanya'da kişiler bir trafik kazasına karıştıklarında, polis geliyor; araçların durumunu, konumunu, yolun durumunu, çarpmanın şeklini; yandan mı çarpmış? Arkadan mı çarpmış; fren izi var mı? Olaya karışanları birbirine düşürmeden raporu tutuyor sigorta şirketine gönderiyor. Haklı olanın aracı ya sigorta şirketi tarafından yaptırılıyor yahut ta haksız olan sürücü tarafından yaptırılıyor. Vatandaş yorulmuyor. Kanunun adil işlediğinin farkında oluyor. Kızmaya bağırmaya gerek duymuyor. Zaten taraflardan birisi kaba kuvvet kullanmış olsa göreceği cezayı bildiği için böyle şeylere kimse kalkışmıyor.

Ezbere anlatmamış olmak için Stutgart'ta yaşanmış bir olay anlatacağım. Yakından tanıdığım bir kişi alış-veriş merkezine gidiyor.  Park yerinden geri geri çıkarken direksiyonu fazla kırmış yan tarafta bulunan aracın kapısına sürtmüş. Etrafta gören yokmuş, kaçıp evine gelmiş.

Vurulan aracın sahibi aracını görünce şikâyet etmiş. Polis gelmiş kameralara bakılmış, Sürtülen seviye ölçülmüş. Araçta kalan boyanın rengi tespit edilmiş. Vuran aracın plakasından adres tespit edilmiş; ertesi gün polis kapıyı çalmış. "Dün nerelere gittin? Nereden alış veriş yaptın? Saat kaçta oradaydın? Bu araca sen mi vurdun?" gibi sorularla durumu aydınlatmaya çalışmış. Bizimki önce kıvırmış. Polis çıkarmış metreyi, aracın sürtmesi muhtemel yerini kontrol etmiş, yükseklik seviyesini ölçmüş orada sürtme izi bulmuş. Sürtülen araçtaki boyanın rengi ile uyuştuğunu, sürtme seviyesinin aynı olduğunu söylemiş. Bizimki: " Ben oraya gittim ama böyle bir sürtmenin farkında değilim demiş. Tabii ki polis bunu yememiş. "Neden haber vermeden bırakıp kaçtın?" demiş. Önce hasarın tespiti yapılmış, üstüne de bırakıp kaçmadan dolayı binbeşyüz Euro ceza ilave etmiş raporu tutmuşlar. Burada devletin mağdur vatandaşını nasıl koruduğunu gördük.

Bir de bizden yaşanmış bir olay anlatayım. Tek yolun "Y" şeklinde ikiye ayrıldığı bir kavşak. Kazaya karışan araçlardan ikisi de sol taraftaki yola gitmekteler. Bu yol iki şeritli. Önde seyreden araç kavşağı tam geçmiş iken arkadan gelen araç onu sollamaya çalışıyor. Ancak arkadan gelen yolcu otobüsünün önüne çıkmış oluyor. Otobüsten bir korna sesi gök gürültüsü gibi. Sollayan araç ani direksiyon kırıp otobüsün altına girmekten kurtuluyor ancak yandaki aracın ön kapısına bindiriyor. Otobüs gidiyor.

Aşağı inilip polis çağrılıyor. Polis gelip bakıyor. Olay yeri incelemesi yok. Fren izi tespiti yok. Fikir verme yok. Sanki herkes her gün kaza yapıp rapor tutuyormuş gibi: "Ölü yaralı yok, biz karışmayız siz aranızda anlaşacaksınız. Aranızda rapor tutup imzalayıp sigorta şirketlerinize vereceksiniz."

Macera bundan sonra başlıyor. Kazaya karışan araç sahipleri suçlamalara başlıyor. "Sen aniden benim önüme çıktın! Ben duramadım sana vurdum." Diğeri: "Sen beni sollamaya kalktın otobüs üstüne çıkacaktı, ondan kurtulmak için bana çarptın! “Kısır çekişme uzayıp gidiyor. Araçların yolda konuşlanma yeri belirlenemiyor. Taraflar seslerini yükseltip boğaz boğaza geliyor. Polis bakıyor. Sonra: " Ben size bir sigortacı göndereyim onunla halledin. Araçlarınızı buradan kaldırın başka bir müsait yere alın, yeni bir kaza olmasın, burası tehlikeli," diyor. Saatlerce sigortacı bekleniyor. Sonunda geliyor, tutanak ezbere yazılıyor. Olay yeri başka yerde. Herkes başka bir beyan veriyor. Sigortacı kime göre yazacağını şaşırıyor, bırakıp gidiyor. "Ne haliniz varsa görün, ben sizinle uğraşamam," diyor. Kaza oluşunda ölü yaralı yok iken bu durumda ölü, yaralı yaratılma noktasına geliniyor.

 

Tekrar polis çağrılıyor. Verilen cevapta: "Ekiplerin değişme zamanı, biraz beklersiniz," deniliyor. Çoluk çocuk arabada yaz güneşinin altında kavrulup duruyor. Sonunda polis geliyor. Gene hiçbir müdahale yok. Sadece bağırıp ses yükseltmekle yetiniyor. Tutanakta bulunan boş alana herkes kendi penceresinden olayı anlatıyor. Polis de görevini yapmış oluyor(!) Yeni görevlere yelken açıyor.

Ortada bir gerçek var. Olay var. Olay yeri var. Ama anlatılanlardan hangisi doğru?  Üç cümlelik küçük bir alanda olay nasıl anlatılır? Kuracağınız yanlış bir cümle sizi, haklı olduğunuz halde haksız duruma düşürmektedir. Ödeyeceğiniz bedel kazanın büyüklüğüne göre değişmektedir.

Bizdeki bu uygulamayı kimler nasıl çıkardı? Aracınızın kasko sigortası varsa rahatsınız. Eğer kasko sigortanız yoksa acınacak durumdasınız. Ne kadar zarar gördüyseniz çekiniz acınızı ciğerinize de gidip aracınızı cebinizden yaptırınız.

İki ülkeden iki yaşanmış olay anlattım. Gelişmişlik farkını siz görün, değerlendirin. Gelişmiş ülke insanları üzülmek için bir olay ararken geri kalmış ülkelerdeki insanlar da "Yaşamak çile çekmek demektir," diyorlar. Bilmiyor ki garibim her şeyi insanların yarattığını.


23 Ağustos 2019 Cuma 11:37
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

GÜNDEM

Kartal'da Sosyete Devri Başlıyor

Kartal Belediyesi bünyesinde Kartala "Sosyete Pazarı" geliyor.

Öğrenciler 2019- 2020 Maratonuna Başladı

Tuzla’da 56.265 öğrenci 2019-2020 eğitim öğretim dönemi maratonuna başladı.

YAYA YOLU MU ARAÇ PARK YERİ Mİ?

Hemen hemen her ilçede karşımıza çıkan manzaralardan biri haline gelen yaya kaldırımlarına park etmiş

BİR ZAMANLAR HALI SAHAYDI ŞİMDİLERDE KUM SAHA OLDU

Kartal Soğanlık Yeni Mahallede gençlerinin futbol oynaması için yapılan Halı saha şimdilerde kum saha olarak

ÖZEL HALK OTOBÜSLERİ HASTALIK SAÇIYOR

Uzun yıllardır İstanbul trafiğinde hizmet veren çift katlı özel halk otobüsleri hastalık saçıyor.

Kartal’da Feridun Düzağaç Rüzgarı Esti

Kartal Belediyesinin organizasyonluğunda gerçekleştirilen 1 Eylül Dünya Barış Günü Kartal Meydanında Feridun

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL