18 Kasım 2019 Pazartesi

CUMHURİYET ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜN PERÇİNLEMESİDİR

CELİL BOZ

CELİL BOZ

E-Posta : celilboz@yahoo.com

 İnsanlık tarihinde en ilkel toplumdan, en gelişmiş toplumlara kadar yaşam, çekişmelerle doludur. Tarihin hiçbir döneminde ovada akan suyun sakinliğinde bir ilişki görülmemiştir. Yaşamın akışı yıkıcı sel suları gibi geçmiştir. Sürekli kavgalar, savaşlar, yakıp yıkmalar yaşanmıştır.

 Bugünkü silahların olmadığı dönemlerde insanlar, öteki insanlardan korunmak için kalelerini dağların ulaşılması güç olan, en tepe noktalarına inşa etmişlerdir. O zamanın silahları kılıç ve ok idi. Kapıları kapatıp duvarların arkasına geçince kendilerini güvende buluyorlardı.

 Silahlar değişince eski önlemler de önemini yitirdi. Yaşam dağ tepelerinden düzlüklere indi. Köyler şehirler kuruldu. Güçlüler ve güçsüzler oluştu. Güçlüler hep güçsüzleri sömürmeye başladılar. Hayvanlarda güçlünün güçsüz ile beslenmesi ne ise, insanlarda da güçlünün güçsüzün emeğini sömürmesi aynı şeydir.

 İnsanların yaşam standartlarını bir başka insanın insaf ve merhametine bırakırsanız eşit yaradılışın eşit yaşam koşullarının gereğine ulaşamazsınız.

 Bunun için yasalar hazırlanmış. Devlet yasaları, devletlerarası yasalar imzalanmış. Ancak bu yasalar hep güçlüden yana olmuş. Yeri geldiğinde güçlülerin gücü yasaların önüne geçmiştir.

 Bu güçler insanlar arasında da, devletlerarasında da zaman zaman el değiştirmiştir. Tarihte kurulan imparatorluklardan bunu görebiliyoruz.

 Bizim ülkemizde kurulmuş olan Osmanlı İmparatorluğu da böyle bir döneme damgasını vurmuştur. Ancak her ölümlü insan gibi Osmanlı da bir gün ömrünü tamamlama noktasına ulaşmış, çevredeki leş yeyiciler kendilerine pay almaya çalışmışlardır.

 İşte böyle bir dönemde Osmanlı’nın yetiştirdiği bir paşa halkı ile bütünleşerek bu talancı takımına dur diyebilmiştir.

 Ülkemize saldıran sömürgeci devletler, kendi aralarında yurdumuzu paylaştılar. Topraklarımıza yerleşip, yer altı ve yer üstü zenginliklerimizi alıp kendi memleketlerine taşıyacaklardı. Türk halkı esaret altında köle olarak yaşayacaktı. Avrupa’nın sömürgeci ülkeleri dünyanın birçok ülkesini sömürge haline getirmiş yıllarca sömürmektedirler. Sömürülen bu ülkeler özgürlüklerine kavuşmuş olsalar bile bu sadece kağıt üzerinde kalmış bir görüntüdür. O ülkelerin yönetimi, çarklarının işleyişi, dümeni hep emperyalist ülkelerin elindedir. Güçlülerin güçsüzlerin kanını emiş biçimleri şekil değiştirerek şu anda devam etmektedir. ABD Suriye'de ne arıyor? Irak'ta ne arıyor? "Özgürlük getirecekmiş!" Özgürlüğün nasıl getirildiğini gözü gören, beyni olan her insan görmüştür.

 Emperyalist ülkeler kendi halkları, kendi çıkarları için, üçüncü dünya ülke halklarını kullanmakta çok beceriklidirler. Satın alma konusunu iyi bilirler. Kimini para ile, kimini makam ile, kimini din ile mezhep ile, kimini kadın ile, kimini cennet ile kandırmaktadırlar. Kendi insanlarını riske sokmadan düşmanı düşmana kırdırmaktadırlar.

 İşte Atatürk dünya siyasetinin bu bozuk akışı içerisinde halkının sadık kahramanlığı ile bütünleşerek, kendi inanmışlığıyla, bilgisiyle, becerisiyle büyümüş, büyümüş, büyümüş ve düşmanlarına dur demiştir.

 Atatürk'ün hiçbir emperyalist emeli yoktur. O sadece halkı ile bugünkü topraklarda yaşayan herkesin, özgürce yaşamasını istemiştir. "Ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe savaş cinayettir," sözü ile ne kadar savaş karşıtı olduğunu görebiliyoruz. O savaşta harcanan paraların halkın refahı için harcanmasından yanadır. " Yurtta barış, dünyada barış," vurgusu ile insanlığa örnek olmuştur. Dünyada ezilen uluslar Atatürk'ün verdiği mücadeleyi örnek alarak özgürlük mücadelesine girişmişlerdir. O'nun sevgisi, yalnızca Türk Milleti'nin değil dünya milletlerinin de kalplerinde yuva yapmıştır.

 Bugün bu topraklar üzerinde adam gibi yaşıyorsak, bunu Atatürk ve silah arkadaşlarına borçluyuz. Bu topraklar üzerinde ebedi kalabilmek için O'nun zihniyeti ile hep birlikte kenetlenerek ilkelerini yaşatmaktan başka çıkış yolumuz yoktur.

Atatürk verdiği mücadeleyi halkı için vermiş, cumhuriyet idaresini ilan etmiştir. Bu bizim en büyük bayramımızdır. Bayramımızın sevinci yüreklerimizi doldursun.


29 Ekim 2019 Salı 10:08
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

GÜNDEM

TGF'DEN GAZETECİLERE 'DİJİTAL MEDYA' PANELİ

Türkiye Gazeteciler Federasyonu, 60.Başkanlar Konseyi kapsamında 'Dijital Medya' paneli düzenledi. Düzenlenen

FUTBOLDA KADININ GÜCÜ

Kartal Anadolu Adliyesi Kadın çalışanları ve Kartal Petrol-iş Mahallesi Kadınlarının birleşerek kurdukları

Ayra Butik NUK Fest Moda ve Alışveriş Festivali’nde Görücüye Çıkıyor

Ayra Butik NUK Fest Moda ve Alışveriş Festivali’nde Sizlere Kaliteyi Sunmak İçin Maltepe Salon Aşiyanda siz

Onursal Üyemiz Şahin Yergün’ü Ziyaret Ettik

Kartal Gazeteciler Derneği Onursal Üyesi İş İnsanı Şahin Yergün’ü Kartal Gazeteciler Derneği Yönetimi ve

Muhtarlar Kendi Kendilerini Kutladılar

Kartal'ın 20 mahalle muhtarı 19 Ekim muhtarlar gününü kutlamak için Kartal Atatürk anıtı önünde sabah

Gazan Mübarek Olsun Türkiye’m

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emri ile Fırat’ın doğusunda Barış Pınarı Harekâtını başlattı.

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL