23 Mayıs 2019 Perşembe

DUVAR

CELİL BOZ

CELİL BOZ

E-Posta : celilboz@yahoo.com

 Duvarla tanışıklığımız mağara yaşamıyla başlamıştır. Resimler yaptık mağara duvarlarına. Yazılar yazdık gelecek kuşaklara ulaşan. Bazen bilinçsiz olarak yaptığımız eylemlerin sonuçlarının nerelere gideceğini kestiremeyiz. Bir mesaj atılır, yüzyıllara uzanır haberimiz olmaz. 

Yerleşik düzene geçince taştan, kerpiçten, ağaçtan ördük duvarlarımızı. Soğuktan, sıcaktan, yabani hayvanlardan, yabancı insanlardan korunmak için yaptık duvarlarımızı. Kaleler yaptık ihtişamlı, görkemli güç kaynağı olarak. Savaşlar yaptık bu duvarları aşabilmek için, medeniyetler yıkıp medeniyetler kurmak için.

Evler yaptık, mahremiyetimizi gizledik duvarlar arasında. Sıcacık yuvamız dedik, mahrem alanımız dedik bu duvarlar arasına. Eşimizle seviştik, çocuklarımızı koruduk, büyüttük, konuklarımızı karşıladık ağırladık bu duvarlar arasında.

Yuva deyip sarıldığımız bu duvarlar başımıza çöküp pestilimizi çıkardı bazen depremlerde. Acıdır değil mi böyle bir durumu yaşamak. Özgürlüğümüzü kısıtlar bazen duvarlar. Haklı veya haksız olarak hapsediliriz duvarlar arasına. Yaşamak için geldiğimiz bu dünyada, ömür biter gider kalın duvarlar arasında. Bir ipek böceği kelebek olup uçabilmek için ipeğinden koza denilen bir duvar örer çevresine; kendini hapseder. Uçup özgürlüğüne kavuşmadan önce, kaynar kazana atılır insanoğlu tarafından. Bilemez ki başına gelecekleri ipek böceği. O da yok olur gider kendi ördüğü duvarlar arasında.

Maddesel duvarların yanında bir de sosyal duvarlarımız vardır. Maddi çıkarlar, çekememezlikler yüzünden eşimiz-dostumuz, kardeşlerimiz, annemiz-babamızla aramıza sosyal duvarlar öreriz. Sosyal duvarlar görünürde yoktur; etkileri o kadar büyük boyutlardadır ki, yıkıcı etkileri yaşamların sona erdirilmesine kadar gider. Aile içinde örülen sosyal duvarlar kısıtlı ve de küçük boyutlardadır ama, çok can yakıcıdır; etkileri meydana geldiği ufacık çevreleri etkiler. Aileler yıkılır, çocuklar öksüz kalır, toplumun temel birimi aile, kökten sarsılır.

En yıkıcı etkiyi toplumun çeşitli kesimleri arasında örülen sosyal duvarlar sayesinde görürüz. Aynı coğrafyada, aynı şehirde, aynı ülkenin bireyleri arasında örülmüş sosyal duvarlar var ise, o toplumun ayakta kalması mümkün değildir. İmparatorluk dönemlerinde çeşitli ırklardan, çeşitli dinlerden çok farklı zihniyetlere sahip insan toplulukları bir arada, barış içerisinde yaşadıkları dönemlere bakıldığında aralarında husumetin olmadığı görülmektedir. Ne zaman ırk, dil, din ayrıcalıkları yüzünden aralarına birileri tarafından ortadan kaldırılmak amacı ile sosyal duvarlar örülmüş, işte o imparatorluklar tarih sahnesinden silinmiş, tarihin çöplüğünde yerini almıştır.

Ülkemin insanları! Bir arada barış içerisinde yaşayabilmek istiyorsak, birileri tarafından toplumun çeşitli kesimleri arasına örülmeye çalışılan sosyal duvarları yıkmak zorundayız. Aynı şehirde, aynı apartmanda yaşayan insanların birbiri ile konuşmaması, birbirini düşman gözü ile değerlendirmesi çok korkunç bir durum. Yardımlaşmanın, lokmasını komşusu ile paylaşmanın, iyi ve kötü gününde dayanışmanın olduğu bir gelenekten gelen yurdum insanları bugün kutuplara ayrılmış durumdadır. Herkes kendisini bir grubun üyesi olarak kabul edip, “Biz var olalım, karşı taraf yok olsun!” zihniyetiyle hareket etmektedir. Toplumsal açıdan çok tehlikeli bir durumdur bu.

Yaşama bakış açılarımız elbette farklı olacaktır. Dünyaya hangi açıdan bakıyorsak bizim gördüğümüzün aynısını bir başkasının görmesi mümkün değildir. “Benim gördüğüm gibi sen neden görmüyorsun?” dayatmasını yapmak hiçbirimizin haddi değildir. Burada en büyük dayanak noktamız adalet olmalıdır. Kişisel çıkarlar toplum çıkarlarının önüne geçerse, ortada adaletten söz edilemez. Kendin için istemediğin bir şeyi başkası için de istemediğin takdirde ortada sorun kalmaz.

İnsanlar güçlü olmak için devletler kurmuşlardır. Güç birlik olmaktan doğar. Devleti temsil etmek için de bir kişiyi kendilerine baş olarak seçerler. Bu kişinin icraatları adalet içerisinde toplumun bütün fertlerini eşit olacak biçimde sarmalıdır. Devletin başı olan kişi halkının refahını sağlayacak şekilde ülke idaresinde etkin olmak zorundadır. Aynı ülkenin insanları, ülkenin nimetlerinden farklı biçimde faydalanıyorsa insan olarak içimiz sızlamıyorsa, insanlığımızdan söz etmemiz doğru değildir. Ortada adil olmayan bir paylaşım varsa toplum olarak isyan etmemiz gerekir.

Aynı ülkenin insanlarıyız. Gücümüzü birliğimizden alırız. Birliğimizi bozup aramıza sosyal duvar çekmeye çalışan kişiler bu topluma en büyük kötülüğü yapmaktadırlar. İçinde yüzdüğümüz havuzumuz tek havuzdur. İçine su doldurursak suda yüzeceğiz toplum olarak. Eğer bu havuzu çamurla doldurursak çamura batacağız gene toplum olarak. Havuza çamur doldurulduktan sonra sen suda yüzemezsin çamur dolu havuzda.

Mutlu bir şekilde refah içerisinde yaşayabilmek için toplum olarak aramıza çekilmek istenen sosyal duvarları yıkmak zorundayız. Halk birbiriyle kaynaşmış olarak yaşamaz, sürekli ayrıştırılırsa aradaki sosyal duvarın içine yerleştirilen patlayıcıların infilak etmesi sonucu meydana gelebilecek yıkımın sonuçları çok büyük olacaktır. Adil ve adaletli olmak zorundayız. Adaletin olmadığı yerde güçlüler her zaman galiptir. Güçlüler de gücünü,  halkından almaktadır. Güç senin elinde unutma. İnsansın. Dünya’da düşünebilen, muhakeme edebilen tek varlıksın. Bugünden sonra gördüğün herkese bir gülümseme ile selam ver. Yıkalım bu sosyal duvarları toplum olarak. Adil olacağız, birlik olacağız bu bizim zorunluluğumuzdur unutma.

 


08 Mayıs 2019 Çarşamba 15:34
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

GÜNDEM

Gökhan Yüksel Evi Yanan Aileye Ziyaret Gerçekleştirdi

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Kartal Yakacık'ta 6 katlı bir binanın giriş katında çıkan yangından

Gökhan Yüksel Genç Kızın Hayalini Gerçekleştirdi

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Soğanlık’ta yaptığı halk toplantıları sırasında annesi

Başkan Keskin Meclis Üyeleriyle Bir Araya Geldi

Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin, yarın yapılacak olan ilk resmi meclis toplantısı öncesinde, Şişli

ŞİŞLİ’YE KESKİN DOKUNUŞLAR

31 Mart 2019 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimi neticesinde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Şişli

Muhtarlıkta Kadın Gücü

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü'nden 3 yıl önce

Seçimlerde Son Durum!

Yapılan İtirazlar Sonucu Yeniden Sayılan Sandıklardan Sonuçlar Geliyor…

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL