26 Mart 2019 Salı

HER ET YIĞINI BABA DEĞİLDİR

CELİL BOZ

CELİL BOZ

E-Posta : celilboz@yahoo.com

 Bir belgesel seyrettim televizyonda. Kar, fırtına göz gözü görmüyor. Sıcaklık eksi kırklarda. Orada yaşayan canlılar var. Kendi yaşadığı gibi yavrusunu da yaşatmaya çalışan canlılar; erkeği ve dişisi birlikte, kenetlenmiş, işbirliği içerisinde yavrularını yaşatmaya çalışıyorlar.

 Dişi penguen yavrusunu buz üzerine koymadan karnının içine saklamıştı sanki. Günlerce aylarca öyle duruyorlarmış meğer. Bu arada erkek denizlerde besin toplamaya gidiyor. Topladığı besinleri kursağına doldurup gelip kursağından çıkararak yavrusuna yediriyor.

 Sonra yavruyu koruma görevini baba üstleniyor, anne penguen beslenmeye ve de yavrusuna yiyecek toplamaya gidiyor. Erkek penguen yavrusunun bakımını ve de karnında saklama görevini devralıyor. Anne penguen çıktığı uzun seferden dönüşünde kursağında getirdiği yiyecekleri geri çıkarıp yavrusuna yediriyor. Bu döngüsel yaşam devam ediyor.

 Baba penguen olmasaydı, açık denize yiyecek getirmeye giden anneden sonra o buzların üstünde çıplacık, korunaksız kalan yavrunun hali ne olurdu? Yaşama şansı olur muydu, bir düşünsene baba? Diğer yavruların sığınacak bir anne, bir baba yüreği varken buzların üstünde, buz gibi esen tipinin önünde sağa sola savrulan yavru penguenin yaşama şansı olur muydu baba?

 Sen bizi terk ettiğinde ben dört yaşımda et yığını bir çocuktum. Kardeşim iki yaşında ayaklarıma dolanıyordu. Penguen yavruları gibi sığınacak bir kucak arıyorduk. Yaşam nedir, insanlık nedir bilmemiz mümkün müydü? Hiç için sızlamadı mı baba? Hayat nedir senin için, hiç düşündün mü? İnsanlık değerleri nedir, sorgulamadın mı? Seni hayvandan ayıran tek özelliğin akıl olduğunu bilmiyor musun baba?

 Bir penguen, yavrusu için bu kadar çilelere katlanıyor da sen bizi nasıl terk edip gittin baba? Bir penguen kadar düşünemedin mi? Kartal yavrularını yuvadan uçuruncaya kadar besleyip büyütüyor. Bir tavuk yavrularını kanatlarının altında toplayıp ısıtıyor. Benim yavrularım kimin kanatlarının altına sığınıp ısınır diye hiç düşünmedin mi baba? Sen tavuktan da aşağı seviyede bir varlık mısın baba?

 Akşam olunca arkadaşlarım, babalarını evin girişinde karşılayıp, iki yıllık ayrılıktan sonra buluşuyormuşçasına sevgiyle kucaklaşıp birbirlerinin içinde kayboluyorlar. Bize sadece hüzünlü bakışlarla iç çekmeler düşüyor. Bu hüzünlü yaşam biçimini hak edecek ne suç işledik baba?

 Çocuklarını atıp da bir kadının arkasından gittin. Orada da çocuk yaptın. Biz senin genlerinden oluşmadık mı? Bizi yaban ellerde boynu bükük bıraktın da, hayvani duygularının peşinden nasıl koşabildin? Sofralara oturup çocuklarından uzaklarda nasıl yemek yiyorsun? Lokmalar dizilmiyor mu gırtlağından aşağı? Sahi sen insanlar içerisinde gülebiliyor musun? Gülmek sana haram olmalı. Gülebiliyorsan, çocuklarından uzaklarda hiç utanmıyor musun?

 Annem de senin gibi düşünseydi ne olurdu bizim halimiz? Ne yer ne içer bu çocuklar? Hasretliklerle, hastalıklarla nasıl boğuşurlar demedin mi hiç?

 Ateşimin kırk derece olduğu gecelerde başucumda uykusuz, sabahlara kadar gözyaşları ile ateşimi söndürmeye çalışan annem ile seni, aynı şekilde nasıl değerlendirebilirim? Bu annelik babalık farkı mı, yoksa benim annem ile babamın farkı mı; bu yaşımda henüz bunu çözemedim?

 Kurudu dudaklarım. Rüyada gibiyim. Annem ağlıyor başucumda, dedem okşuyor yanaklarımı; elindeki pamukla çıplak vücudumun orasını burasını alkol ile silmeye çalışıyor. Bir ara kayboldu her şey. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum? Annemin: “Gitti işte gitti bebeğim, babaaaa!,” feryadını duydum.  Yüzüme soğuk sular damlıyordu, uyanır gibi oldum. Baba sözünü duymuştum ya: “Babam geldi,” diye geçirdim içimden. Sevindim. Ölümü yaşamışım o ara, sallaya silkeleye döndürmüşler hayata. Bir kamyon var göğsümün üzerinde de nefes alamıyorum. Babamı göreceğim diye sevincimden gözlerimi zor da olsa araladım, seni göreceğimi zannettim. Baktım yüzüme damlayan o su damlaları dedemin gözyaşları. Kollarıyla beni sarmış, bağrına basmış, hüngür hüngür ağlıyor. Ben bunları yaşarken sen nerelerdeydin baba? Benim babam emek verip büyüten mi, yoksa elalemin karılarıyla gününü gün eden mi?

 Bugün ilk karnelerimizi aldık. Çok sevinçliyim. Arkadaşlarımın anne ve babaları geldi, benim annemle dedem. Bir tuhaflık var bunda ama anlayamadım. Sonraki yıllarda anladım ki, sen annemle boşanmışsın. Madem bizi böyle ortada bırakıp gidecektin de iki çocuğu bu kadına doğurtturmaya ne hakkın vardı?

 Yemek işi anneye, bulaşık temizlik anneye, okula götürme getirme anneye, havuza, alış-verişe, toplantıya, eğlenceye götürme anneye bakıyor. Sen benim oluşumda yok muydun? Bunların ortaklaşa paylaşılması gerekmez miydi? Ne biçim insansın sen babaaa!? Annem bizimle burada dünyanın çilesini çekerken, sen aç biranı geç televizyonun karşısına izle maçlarını keyifli keyifli. Doğa adalet üzerine kurulmuştur. Sen evini dere yatağına kurdun. Başına gelecekleri yağmur sonrası sen yaşayacaksın.

 Gönderdiğin üç kuruş parayı ne kadar da büyütüyorsun gözünde? Okul parası dışında bir işe yaramadığını zaten görüyorsun Faturaları sıkı sıkı istemenden belli değil mi? Sen üç kuruşunla babalık görevini yaptığını zannediyorsun. Baba penguen ölseydi de anne penguen açık denizlere yiyecek peşine gitseydi, geri dönüşünde yavrusunu ya donmuş, ya da başka penguenler tarafından öldürülmüş olarak bulurdu. Benim annem işte böyle zor bir görev üstlendi. Onun yükünü ben iyi bilirim. Hangi çilelere katlandığını görüyorum. Sen ebeveyn olduğunu zannediyorsun. Annem de senin gibi bırakıp gitseydi, biz devlet korumasına girseydik devlet bizim babamız mı olacaktı? Karın doyurma ile baba olunmuyor. Emek vermek,  her koşulda çocuğun yanında olmakla olur babalık.

 Bugün on dörtlü yaşlardayım. Derslerim çok iyi. Kardeşimle o kadar iyiyiz ki, dünya bir yana o bir yana. Hedeflerim var benim artık. Erkeksiz bırakılmış bu ailenin erkeği ben olacağım. Hayatını çocuklarına adamış annemi dünyanın en mutlu insanı yapacağım. Bir pamuk anneannem var, canını veriyor bizim için. Emekli oldu da emekliliğinin tadını çıkarma yerine bize hizmet veriyor. Bir bu tarafa bak bir de kendi tarafına. On beş yaşıma geldim ne sen, ne de senin anan-baban beni on beş kere görmediniz. “Armut dibine düşer,” derler ya, bu sizin için söylendi herhalde. İçinde ruh taşımayan taş heykeller.

 Hep kapı zilini dinledim tatilde. Ne zaman çalsa, “babam geldi bizi almaya” diye sevinçle koştum. Hep hüsran yaşadım. Tatil bitti biz döndük. Sen mutlu ailenle birlikte kaldın. Kızına karına koşup gittin. Arkada kalan bu çocukların baba kokusunu koklama hakları yok demek.

 Bir daha karşılaşırsak bu bebek tavırlarını bende göremeyeceksin. Bir sevgilim var. Kardeşim, annem, dedem, teyzem anneannem var. Biz mutlu bir aileyiz. Bu dağı seninle aşalım dedik. Kıvırdın, dünyada kimsenin kıvıramadığı gibi. Biz bu dağı aklımızla birlikte sensiz de aşarız.

 Sen benim için et kemik yığınından başka bir şey değilsin. Kasap dükkanında çengele takılmış öküz cesediyle senin hiçbir farkın yok. İnsanı insan yapan aklıdır, zekasıdır ruhudur. Sen bunların hepsinden yoksun çürümüş ceset artığısın.

 Baba emek demektir. Baba sevgi demektir. Baba tutunacak dal demektir. Baba örnek alınacak büyük bir önder demektir. Baba kurulmuş yuvanın üstünü kapatan çatı demektir. Her et kemik yığını baba demek değildir.


23 Şubat 2019 Cumartesi 12:29
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

GÜNDEM

ÇELEBİ MECLİS ÜYELİĞİ İÇİN YOLA ÇIKTI

Kuruluşundan bu güne kadar ak partinin değişik kademelerinde görev almış sivil toplum kuruluşlarında da kurucu

CHP’Lİ ADAY ADAYLARI VİTRİNDE!

CHP Kartal İlçe Başkanlığı 31 Mart 2019’da yapılacak olan yerel seçimler öncesinde Belediye başkan aday

CHP ÖĞRETMENLERİ UNUTMADI

CHP Kartal Gençlik kolları 24 Kasım’da kutlanan öğretmenler gününü alternatif bir törenle kutladı. İlçe

Her Şey Çocuklarımız İçin

Keyad Yönetim Kurulu Başkanı Gülgün Şahin Çelebi ve Yönetiminin gerçekleştirdiği kahvaltı programı Kartal

Öztürk Pendik’e Talip Oldu

Pendik Belediye Başkan eski yardımcılarından ve Dernekler Federasyonu Başkanı Avukat Ramazan Öztürk,

GÖKÇE 'MAAŞ ALMAYACAĞIM'

AK Parti Kartal Belediye Başkan aday adaylarından iş adamı Âdem Gökçe, ilginç çıkışlarıyla tüm

ÇOK OKUNANLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
Gökhan Yüksel