16 Temmuz 2019 Salı

YAŞAM AĞACIMIZ

CELİL BOZ

CELİL BOZ

E-Posta : celilboz@yahoo.com

 Tomurcuk halinde topraktan çıkan ağaç, körpecik yumuşak bir dokuya sahiptir. Dal yoktur, budak yoktur. Zaman geçtikçe uzayan gövdede dallar çıkar, yapraklar çıkar. Topraktan aldığı besin yeterli ise, büyüme devam eder. Gün gelir tonlarca ağırlıkta, metrelerce yükseklikte, binlerce dala-budağa, yaprağa sahip olur.

Bu ağacın zenginliğidir. Binlerce kuş konar kalkar, uzun yıllar o dalların, yaprakların arasına.  Sayısız böcek inerçıkar gövdesinden. Yaşam kaynağıdır ağaç; kuşlara, böceklere, insanlara bir sürü canlıya. Her biri ağaçtan yararlanırken, ağaç zamanla yaşlanır. Kurumuş dallar, budaklar kaplar bütün gövdeyi.  Kof kof olur içi. Üzerindeki ağırlığı taşıyamayan gövde bir gün yıkılır gider. Ölüm gerçekleşmiştir.

Gelelim insana. Açar insanoğlu gözlerini, şibil şibil. Dert bilmez, tasa bilmez. Kimi saraylarda el üstünde, kimi sıradan bir ailede çula çaputa sarılı, kimi de bir cami avlusunda terk edilmiş olarak yaşama başlar. Doktordan yer ilk tokadı haykırır yırtılırcasına. Bazen şarttır bu tokat can bulmak için.

Yaratılış gereği özgüven yüklenerek gönderilmiştir. Kural, terbiye, gelenek-görenek diye ilk darbe vurulur ruhunun bam tellerine. Gövdeye ilk dallar eklenmiştir. Oyun çağı başlar. Aile, arkadaş, çevre kavramlarını öğrenir. Anlaşma, bozuşma, kavga, üstünlük kurma kavramlarını öğrenir. Sevinir, üzülür zaman yolculuğu devam eder. Gövdeye yeni dallar eklenir.

Okul hayatı, yeni çevre, stres uyum bozuklukları, başarma veya başaramama endişeleri. Takdir edilme ya da dışlanma senaryoları. Zaman akıp gidiyor. Gövde büyüyor, dallar yapraklar çoğalıyor. Gövdenin yükü artıyor.

Ergenlik çağı, âşık oluyorsunuz. Bazen çok iyi bazen kötü günler geçiriyorsunuz. Sevdiğiniz kız ya da erkek, size değil de bir başkasına yar oluyor. Yıkılıyorsunuz. Atlatamıyorsunuz, kabullenemiyorsunuz.  Adaletsizliklere isyan edip ağacı kökten kesmek istiyorsunuz; engel oluyorlar, sendeleyerek tutunmaya çalışıyorsunuz yaşamın kıyısından köşesinden. Dallar çoğalıyor, ağaç büyüyor, gövde yükün altında zorlanıyor.

Okulda öğretmen, arkadaşların, belki de otobüs şoförü, alış-veriş yaptığın bir mağaza sahibi veya satın aldığın bir ürün, yediğin bir tabak yemek allak bullak etti dünyanı. Ağaç büyüdü dallar çoğaldı.

Okul bitti bir işe girdin, ya da kendi iş yerini açtın. Patronun, müdürün seni ezmeye çalıştı yıkıldın.  Ya da insan bilip verdiğin mallara karşılık yahut yaptığın işe karşılık verilen çekler karşılıksız çıktı. İflasın eşiğine geldin. Kanuna başvurdun bir şey elde edemedin. Kahroldun, kahroldun… Gövde büyüdü, dallar çoğaldı. Gövdenin içi boşalmaya başladı.

Evlendin. Yeni akrabaların oldu. Gelenekler, adetler kalıba girmeler, iyi günler kötü günler. Yerine göre kendinle çeliştiğin durumlarda, uyum olsun diye bin bir güçlükle katlanmak zorunda kaldığın yeni akrabaların sorunları bir bakmışsın senin sorunun haline gelmiş. Çocuğun oldu, çocuğun bakım derdi, okul derdi. Oturduğun mahalle, çocuğun gittiği okul, yaşadığın şehir yük olmaya başladıysa eğer, dallar çoğaldı, gövdenin içi çürümeye başladı demektir.

Araba aldın, ev aldın. Mutlu bir şekilde yaşıyorsun eşinle çocuğunla. Tatile çıkıyorsun ailecek. Kural bilmezin birisi çarpıyor arabana, cezasını sen çekiyorsun. Vücutlar paramparça. Çocuğun sakat, eşin ve sen yarı malul durumda. Suçlu keyifle işine bakıyor, geziyor dışarıda. İsyanın tavan yapmış, senin elinden bir şey gelmez. Dallar çoğaldı, gövde çürümeye devam ediyor.

 

Canını esirgemediğin, kardeşinden, eşinden, babandan, çocuğundan, can dostundan bir tokat yedin, dünyan karardı. İnsan olarak insanlığından utanır oldun. Ağaç dalları kurumaya başladı, gövdedeki çürüme tavan yaptı. Esen rüzgârlar sadece dalları sallarken şimdi gövdeyi sallamaya başladı.

Çocukların büyüdü. İş sahibi oldular evlendiler. Mutluluk haberlerini alıyorsun, kanatlanıp uçuyorsun. Gün geliyor, senin sıkıntılarını onlar yaşamaya başlıyorlar. Oğlundan bir haber, kızından bir haber, kaldıramaz durumdasın artık. Deryada ki dalgalara göğüs geren sen, çatıları uçuran fırtınalara direnen sen,  ufacık çırpıntılara, ılık yaz rüzgârlarına dayanamaz hale geliyorsun. Ağaç sallanıyor, yapraklar ve dallar yer yer kuruyor. Boşalan gövdeye kurtlar, kuşlar yerleşiyor.

Abi, amca, veya abla, teyze unvanların dede-nine olmaya başlamıştır. İçinden gelir; koşarsın, sakatlanırsın. Eğilip doğrulurken bel fıtığı olursun. Kalpte damar tekler, ciğer tıkanır yer yer. Havada takla atarken bir zamanlar, ayakta durmayı bile yasaklar doktorlar. Bir yoğun bakım ünitesine kaldırırlar aniden gece yarısı. Her tarafında hortumlar, biyonik insansın artık. Melül melül bakarsın kapıya doğru. Ziyaretçi yasak, özlem duyarsın herkese, dünyaya. Kıpırdayan sadece göz kapakları, çıkıp koşmak ister canın kırlarda çayırlarda.  Özlersin şehrin pis kalabalığını. Gücün yetmez. Artık sen, sen değilsin. Yeni senler türemiştir sende, senden içeri. Gençliğin sağlıklı günleri geçer gözünün önünden. Tüm servetini vermeye çalışırsın bir hoplayıp zıplamaya, bir dolu ciğer nefese, ama nafile. Gençlere anlatmak istersin var olan servetlerini; dilin konuşmaz anlatamazsın. Ağaç iyice çürümüştür artık. Dallar da çürümeye başlamıştır. Yapraklar kuru ve kıvrık.

Bir karar verir doktorlar: ” Acil ameliyat!”  Keserler oranı buranı. Kendinde değilsin artık. Organlar param parça, her biri bir yerde. Sevenlerin hıçkırıklar içinde. Üzgün bir yüz ifadesi ile çıkar Doktor: Başınız sağolsun, kaybettik. Ağacın gövdesi çürüdü, bu ağırlığı taşıyamadı, yıkıldı.

Bir ağaç görürseniz yıkılmış; kurtlar, karıncalar yuva yapmış, insanoğlu ile aynı aşamalardan geçmiş demektir. Dikkat ederseniz bu sofrada sadece mal paylaşımı vardır. “Bu yaşamın hiç mi iyi tarafı yok?” diye bir soru sorabilirsiniz. Yok gerçekten. Siz hiç ebedi yaşayan birisini gördünüz mü? Ben görmedim. Herkes üç aşağı beş yukarı aynı sonu yaşıyor.


12 Nisan 2019 Cuma 11:54
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

GÜNDEM

EMEKLİLERDEN YAPILAN ZAMMA PROTESTO!

Disk ve Emekli-Sen.’nin yapılan zamların az olmasından dolayı Kartal Meydanında düzenlemiş olduğu basın

BAKLAVACI KARDEŞLER TUTUKLANDI!

İstanbul Pendik'te içerisinde hamile kadın bulunan araca saldıran ve tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen H.S.

EKREM İMAMOĞLU İLK MECLİS TOPLANTISINI GERÇEKLEŞTİRDİ!

İkinci kez İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu başkanlığında İBB Meclisi

KARTAL BELEDİYESİ AĞAÇ KESMEDİK KESTİRMEYİZ!

Kartal Belediyesi ekipleri tarafından ağaç kesimi gerçekleştirildiği haberine yanıt olarak Kartal Belediyesi bir

Gökhan Yüksel Evi Yanan Aileye Ziyaret Gerçekleştirdi

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Kartal Yakacık'ta 6 katlı bir binanın giriş katında çıkan yangından

Gökhan Yüksel Genç Kızın Hayalini Gerçekleştirdi

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Soğanlık’ta yaptığı halk toplantıları sırasında annesi

ÇOK OKUNANLAR

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL