24 Ekim 2020 Cumartesi

Kartal Belediyesi

YAŞAMDA İKNA

CELİL BOZ

CELİL BOZ

E-Posta : celilboz@yahoo.com

 Sosyal bir varlık olan insanın bulunduğu her ortamda karşılıklı bir etkileşim vardır. Bu etkileşimler tümü ile farklı kesimler arasında gerçekleşir.

İkna; istenilen hedefe birilerini çeşitli yöntemlerle razı ederek tutumlarını değiştirmektir. İnandırmak, razı etmek, kandırmak gibi anlamlara da gelmektedir.

“İkna”nın olumlu yönü olduğu gibi kötü olan yönü de vardır. İkna eylemlerinde kimler bulunur? Öğretmenler, dinciler, iş adamları, satıcılar, siyasetçiler, küresel sermaye sahipleri.

Öğretmenlerin ikna yönelimi genellikle öğrencileri motive edip başarıyı yükseltmek amaçlıdır.

Dincilerin (din adamları demiyorum) karşıdakinin mutluluğu için herhangi bir çabaları yoktur. Onlar kandırma yoluyla; “Sıfır eyleme, sıfır faydaya karşılık en büyük vurgunu nasıl yaparım? ” ın peşindedirler.

İş adamlarının ürettikleri malın rağbet görmesi için, bu mallara erişim sağlamak isteyenleri ikna etmek zorunluluğu vardır. Bunu sağlayamazsa işletmesi batacaktır.

Satıcılar müşterileri ikna edemezlerse eylem çok kazanç yok gibisinden boşa kürek çekmiş olacaklardır.

Siyasiler bütün çalışmalarında taraftarlarını ve karşı tarafta olanları ikna etmek zorundadırlar. Bunu başaramazlarsa amaçlarına ulaşmamış olacaklardır.

Küresel güçler dünyaya hakim olmak için devletler içerisinde siyasileri ve önemli mevkilerde bulunanları ikna etmek çabası içerisindedirler.

Bu aslında çok geniş bir konu, bir makalede başarabildiğim kadarıyla kısa ve bilimsel yönlerini atlayarak bilgi vermek istiyorum.

İkna yöntemi kimlere en iyi uygulanır ve nasıl yapılır? Esas anlatmak istediğim konu bu.

Tüm dünya ülkelerinde seçimler yapılmaktadır. Her siyasi parti mensupları, kendilerinin iktidar olması için bir ikna çabası içerisindedirler.

Kitleleri kendi tarafına çekebilmek için yapılan çalışmalarda üç temel unsur vardır: Mesajın çıktığı kaynak, mesaj, ve mesajın ulaştığı kitle.

Mesajın çıktığı kaynak güvenilir, bilgili, karizmatik ise ikna etme ve taraftar toplama işi çok kolaylaşır, aksi takdirde işler zorlaşır.

Verilen mesaj, ulaştığı kitlenin tutumuna ters gelmiyorsa, o kitlenin zeka seviyesi, eğitim düzeyi ve yaşına uygunsa ikna etme kolaylaşır.

Üçüncü unsur hedef kitledir. Her oyun bu kitle üzerinde oynanmaktadır. Aslında yaşantı içerisinde etkisiz eleman gibi görünür, hiçbir yaptırım gücü yoktur ama, kitleler halinde toplandıkları, yüklendikleri tarafı göklere çıkarma güçleri vardır.

Yapılan araştırmalarda bu hedef kitle eğitimli, akıllı, uyanık ise gelen mesajları içselleştirip beğenip, beğenmeyip yorum yapma, karşı argümanlar üretme yetilerine sahip oluyorlar. Bunların ikna edilmeleri çok zor olmaktadır. Onun için güç sahipleri kitlelerinin bu kesimden olmalarını kesinlikle istemiyorlar.

Eğer mesajı alan kitle çok cahil, dikkatsiz, kendini bile idare etmekten aciz bir durumda ise verilen mesajları anlamayacak bir durumdadırlar. Güç sahipleri bunları da pek makbul görmüyorlar. Bu kesim de tutum değişiminde pek verimli olamıyor.

Bu kitle içerisinde uyanık olmayan, güç sahiplerinin mesajlarını alan, anlamasa da kabul edebilen yarı uyur halde bir orta kesim vardır ki, işte makbul ve muteber olan da bu kesimdir. “Ne kokar ne bulaşır,” cinsinden her türlü tutum değişimini yapabilen, kolayca ikna olabilen bu kesim hükumetleri yıkar, yeni hükumetler kurarlar. Yapılan araştırmalar tutum değişiminde en yüksek verim bu kesim katılımcılarında elde edilmiş.

Bilişler tutumları belirler. Tutumlar niyetleri tetikler, niyetler de davranışları doğurur. Tutumunuz değişmiş ise o konuda ikna oldunuz demektir.

İnsanlar davranışlarını tutumları ile uyumlu hale getirmezlerse rahatsız olurlar. Tutumuna ters düşen bir davranış gözlenmiş ise, kişi bunu bir dış sebebe bağlayarak suçu üzerinden atmak eğiliminde olur.

İkna etme resim, afiş, müzik, medya yoluyla olabildiği gibi, sözlü ve yazılı da olabilmektedir. En büyük ikna yöntemleri ise konferanslar, eğitimler, eğitim kampları, zikir toplantıları…

Tutumunuza ters gelen bir eyleme, bir düşünceye, bir yaşantı parçasına sürekli maruz kalırsanız, gün gelir tutumunuzu değiştirir size benimsetilmek istenen tutumu kabul edersiniz. Düşünmeden sürekli tekrar, biliş dünyanızı devre dışı bırakır. Yapılan eylem otomatik kaydedilir. Şartlı refleks devreye girer. O zaman Yunus’un dediği gibi: “Bir ben vardır, bende benden içeri,” diye sayıklarsınız.

Toplum psikolojisinin bu yönünü kullanan kesimler eylemlerinin meyvelerini belirli bir zaman sonra toplamaktadırlar. Bu meyve toplama işi olumlu yönde olabildiği gibi olumsuz yönde de olabilmektedir. Yaşadığımız dünyada bunun örneklerini çokça görmekteyiz. Her şey kendinize bağlı dostlarım.

Celil Boz

25/9/2020 İstanbul


26 Eylül 2020 Cumartesi 14:15
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

GÜNDEM

ACİL ŞİFALAR DİLİYORUZ...

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel'in Kıymetli Eşi Sibel Yüksel'in yapılan Koronavirüs testinin pozitif

Kartal’da Sahte İçkiye Geçit Yok

Kartal Sanayi Caddesinde bir araçta gerçekleştirilen aramalarda kaçak içki yapılan Etil Alkol ele geçirildi.

Kartal’da Gece Operasyonları Devam Ediyor

İçişleri Bakanlığının genelgesi sonrası tüm Türkiye'de olduğu gibi, Kartal'da da asayiş uygulamaları

Kartal'a Yakışır

Kartal'da Meşhur Edirne ciğerinin yapıldığı yeni bir mekan açıldı.

ONLAR ERDİ MURADINA

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel ve eşi Sibel Doğan 2 bini aşkın sevenlerinin katılımı ve

Mutluluk Anahtarınız Olsun

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel ve Sibel Doğan 2019 yılında hayat yolculuğuna ilk adımlarını atarak

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL
bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort
istanbul escort model , istanbulescortlari.com , istanbulescortlady.com , sislinet.com , kadikoyescortbayan.com , beylikduzuescortbayanlar.com ,