Şimdi değerlendirme zamanı. Seçimler bitti. Türkiye’nin demografik yapısının ığıl ığıl akan bilişim durumları ortaya çıktı. Birçok ağızdan birçok yorumlar yapıldı. Seçim sonuçları kabullenilerek tescil edildi. Şimdi gülme zamanı. Görün gününüzü.
Beklentimiz ne idi? Sorumluların görev anlayışları ile sonuçların uyum sağlaması idi. Hükümet kanadından böyle bir şey beklenemezdi; onlar amaçlarına erdiler belki. Ya muhalefet liderleri ve sorumluları. Doğru olan o gece hepsinin istifa etmesiydi. Bu halk onlara güvendi, çok şey bekledi, hiçbir şey elde edemedi. Nasıl mı? Anlatayım:
Seçimden önce Türkiye birçok ili ve ilçesi sele kapıldı; evler yıkıldı, canlar yok oldu. Maden ocakları patladı; canlar yok oldu. Akdeniz bölgesi bir baştan bir başa yandı. Pandemi ile binlerce insan hayatını kaybetti. On bir ili deprem vurdu on binlerce can gitti, yaşam durdu, kıyamet koptu. Vatandaşın malına canına sahip çıkması gereken kurumlar; gösteriş, reklam ve kar peşine düştüler. Pahalılık ayyuka çıktı. Toplumun bir kesimi köşe dönmece oynarken bir kesimi aşı mikropları gibi baygın hale getirildi; orta kesim de yok edildi.
Şimdi soruyorum Kemal Kılıçtaroğlu ve yanındaki parti başkanlarına. Seçim kazanmak için bundan daha perişan bir ülke olabilir mi yer yüzünde? Ne bekliyorsunuz? “Biz bu işi beceremiyoruz!” deyip neden istifa etmediniz o gece? Seçim kazanmak için hangi şartlar gerekli sizin için? Ben söyleyeyim: Tüm AKP taraftarlarını seçim gecesi eve kilitleyeceksiniz, seçim sonuçlanıncaya kadar çıkarmayacaksınız, o zaman kazanırsınız seçimi. Ondan sonra da çıkar sokaklarda zafer türküleri söylersiniz. Böyle bir şey mi bekliyorsunuz baylar?
Var gücünüzle şişirilmiş birkaç anket ve TV söylemlerine inanıp kazanacağınız rüyalarında yaşadınız. Sonunda iğne batırılmış balon gibi “fıssss” diye söndünüz. Alınan % 48 lik oyu başarı olarak gördünüz. CHP ve İP dışındaki partiler başarıdan söz edebilirler, hiç yoktan iki grup kuracak sayıda milletvekilini CHP’nin karnından aldılar; kıs kıs gülerek kenara çekildiler. Başarı; ipi en önde göğüsleyip hükümet olmak, Cumhurbaşkanı olmak değil midir? “AKP’nin oyu şu kadar gerilemiş, bizim oyumuz bu kadar artmış,” söylemleri ile kimleri kandırıyorsunuz? Yapılan maraton yarışında birinci gelemedikten sonra ha, üç dakika sonra gelmişsin, ha da üç saat sonra gelmişsin ne fark eder? Her durumda nal topluyorsun. Bu kadar olumsuzluğun yaşandığı bir ülkede arayı kapatmak başarı değildir. Bu işi beceremiyorsunuz baylar. Bırakın o koltukları, kusmadınız mı yenilmekten? Sonuç her seferinde hüsran olacaksa bırakın biraz da başkaları hüsrana uğrasın. Getirin partinin başına bir ümmiyi en iyi yenilgiyi alsın.
“Sen kim oluyorsun da bize bu çağrıyı yapıyorsun?” dediğinizi duyar gibiyim. Ben vatandaşım. Ben olmazsam sizler olmazsınız. Kendiniz çalar kendiniz oynarsınız. Benim olmam gerekiyor ki sizin varlığınızdan söz edilsin. Ben olmazsam siz kekleyecek başka yaratıklar bulamazsınız. İktidar olamasanız da muhalefet de de keyfiniz yerinde. Onun için sıkı sıkıya yapıştınız o koltuklara.
Tayyip Erdoğan’ın üçüncü defa seçilme hakkı olmadığı halde yeniden aday olmasına çıtınız çıkmadı, seçimlerde yeneceğinizi zannederek, yirmi senedir sürdürdüğünüz yanlışlıkları yapmaya devam ettiniz. Hangi güçle, hangi beceri ile Tayyip Erdoğan’la yarıştınız anlaşılır gibi değil? Bırakın artık o koltukları. Onurunuzla çekilip torunlarınıza karışın. Kimse sizden hesap sormayacaktır. Devam ederseniz bu kadar insanın ahını aldınız, daha fazla ah almaktan vaz geçin artık.
Sayın Kılıçtaroğlu senin dürüst insan oluşun vatandaşın umurunda değil. Söylemlerin inandırıcı olmadı. Bedava ev vaat ettin, 2 Bin Lira’ya karşılık 15 Bin Lira bayram harçlığı teklif ettin olmadı. Tayyip Erdoğan Milletin kafasına çay fırlattı, çocuklara 200TL dağıttı. Halk aşağılandığının farkında bile olmadan ona inandı. Tayyip’in taraftarları ev ev gezip beyin yıkarken, para dağıtırken siz altı lider ne yaptınız? Sokaklarda alanlarda miting yaptınız. Oralara gelenler CHP yandaşlarıydı. DEVA ve GELECEK parti mensupları AKP’ den kopanlar olması gerekmez miydi? Neden bir baş örtülü görmedik? Adamlar sıfır oyla iki grup kurdular.
Şimdi yerel seçimler geliyor. Sayın Kılıçtaroğlu bu partinin başında olursa belediye başkanlıklarını da rüyanızda görürsünüz. Kılıçtaroğlu eylem adamı değil, söylem adamıdır. Savaşta kullanılan silah, rakibin silahından daha etkili değilse yenilgi kaçınılmazdır. Benden söylemesi. Önceki seçimlerde yaptığım uyarılarda haklı çıkmıştım, bunda haklı çıkmasam memnun olacağım.
Celil Boz (celilboz@yahoo.com)
Eğitimci Sosyolog
09/07/2023